Xbox One ve Ps4 Karşılaştırma

E3 fuarında xbox one ve ardından ps4 ün sunumlarını inceledim. Anında birsürü spekülasyon dolaşmaya başladı. birçok karşılaştırma yapıldı haberler çıkmaya başladı.

Firmaların resmi sitelerindeki yayınlanmış bilgileri inceleyerek sizlere gerçekleri gösteren bir tablo sunayım. Öncelikle iki konsolun da açıklanan özelliklerini ve desteklerini yazayım.

 

Özellik PlayStation 4 Xbox One
Fiyat 399.99 $ 499.99 $
Optik XSürücü Blu-ray/DVD Blu-ray/DVD
RAM 8GB GDDR5 8GB DDR3
CPU x86 AMD “Jaguar” işlemci, 8 çekirdek 8 çekirdek Microsoft özel CPU
Depolama Birimi 500 GB HDD
500 GB HDD
Harici Depolama Desteği Henüz Bilgi Yok Var, USB
Bulut Depolama Var Var
Oyun Paylaşma Yok Yok
Eski Oyunlara Destek Yok Yok
Chat Var Var
Hareket Sensörü DualShock 4, PlayStation 4 Eye (dahil Değil), PlayStation Move (Dahil Değil) Kinect 2
İkinci Ekran Vita (Dahil Değil) SmartGlass (Dahil Değil)
Sesli Komut Henüz Bilgi Yok Var
Üyelik PlayStation Plus
Xbox Live
USB USB 3.0 USB 3.0
İnternet Bağlantısı Ethernet, IEEE 802.11 b/g/n Gigabit Ethernet, IEEE 802.11 b/g/n WiFi
BlueTooth Var
Var
Çözünürlük HDMI çıkış 4K HDMI giriş ve çıkış 4K
Bölgesel Kilit Var NTCL/PAL/JP Var NTCL/PAL/JP

Görüldüğü üzere teknolojik altyapı açısından pek bir fark yok. Yapılan Testlerde kullandıkları işlemcilerin günümüz ivy bridge i7 işlemcilerinden %50 daha yavaş olduğu söyleniyor. Bu yüzden konsolların hedefinin, daha güçlü olamak ve teknolojinin yıllarca yetişemeyeceği seviyede cihaz yapmak olduğunu zannetmiyorum.

Cloud Gaminge mi geliyor?

Microsoft’tan bir yetkili bu durumu şöyle açıklamış. Her ne kadar cihazımızda bulunan işlemcinin bir sınırı olsa da, bulutun bir işlemci sınırı yok, bu yüzden siz içindeki işlemci için dert etmeyin diyor. Bu açıklamaya bakılırsa, Sony nin ağustos 2012 de satın aldığı Gaika firması o günden beri hizmetini durdurmuştu. Artık yeniden cloud gaming hizmeti vermeye başladırlar, microsoft da kendi azure cloud gaming çözümünü yapıp oyunlardak işlemci yükünü kendi üstüne alabilir. Nvidia grid ismi ile cloud gaminge girmeye hazırlanıyor, büyük ihtimalle microsoft ile bir partnerlik yapabilirler.

Cloud gaming konsollarda aktif olursa, konsolların gelişimi bitebilir. internet bağlantısı oldukça, hiçbir işlemci, ram ve gpu ihtiyacı olmadan oyun oynanabilir. Kiralama hizmetleriyle birlikte konsol üreticilerinin yeni gelir kapıları üretmesi içten bile değil.

Konsolların paket içeriklerini bir inceleyelim

Özellik PlayStation 4 Xbox One
Ücretsiz Oyun Yok Yok
Controller DualShock 4 Kablosuz Kol Xbox One Kol,Kinect
Kulaklık Kablolu mono kulaklık
Yok
AV Kablo HDMI Kablo
HDMI Kablo
Şarj Kablosu USB Şarj kablosu
Henüz Bilgi Yok
Kamera Yok
Kinect
Deneme Abonelik Henüz Bilgi Yok Henüz Bilgi Yok
Renk Siyah Siyah

399 $ lık ps4 499$ lık xbox tan ucuz görünebilir, ama xbox kinect ile birlikte geldiğini düşünürsek toplamda xbox daha ucuza gelmiş oluyor. Microsoft, kinect olmadan xbox-one ı çalıştırmayacağını açıkladı ve paketin içinde mecburi geliyor. Tüm sistemini ses tanıma ve hareket üstüne geliştirdiği için böyle bir bütünleşik sisten çıkartmış durumda. Ps4 ise move ve ps eye cihazlarını zorunluluk olarak vermiyor, sadece oyun kolu ile oynamaya yönelik geliştirmeler sunuyor. ps4 kolunda bütünleşik olarak dokunmatik yüzey olması ve ağırlık sensörü olması, ps4 ile oyunların sadece kol yöntemi ile oynanmasının üzerinden durulduğunu gösteriyor.

Tanıtımlara bakıldığı zaman da ps4 tanıtım boyunca sürekli olarak yeni çıkacak olan oyunları tanıtırken, microsoft sadece 3 oyun tanıtımı yapıp genel olarak kinectin geliştirmeleri ve online hizmetlerini tanıttı. ip tv hizmetlerini ve ses ile konsol yönetininin üstünde durdu.

Online oyunlar ücretli oluyor

her iki konsol de online oynamak için ücretli sistemler kullanıyor olacak. Şimdiye kadar ps3 ün en büyük kozlarından biri olan psn üyeliği, ps4 ile birlikte ortadan kalkıyor. ps4 te psn üyeliği ile multiplayer oyun hizmeti sona ermiş olacak. online oyun oynayabilmek için ücretli psn plus hesabı almanız gerekiyor.

Xbox one internetsiz çalışmayacak mı?

xbox one ilk tanıtımında korsan kullanım ile alakalı olarak birçok güvenlik geleceğini duyurmuştu. Cihazın sürekli internete bağlanması gerektiği, 1 ay boyunca internete bağlanmayan makinelerde oyun oynanmayacağı, oyun kiralama yapılamayacağı gibi şeyler söylenmişti. Oyun üreticilerini korumak için fazla katı kurallar getirdiğini kabul eden microsoft geri adım attı. xbox one, sadece ilk kurulumda internet bağlantısı gerektirecek,  cihaz aktif edildikten sonra bir daha internet bağlantısı gerektirmeyecek.

İkincil Ekran Desteği

İkincil ekran olarak microsoftun sunmuş olduğu smartglass uygulaması var. herhangi bir windows 8, ios ya da android cihaza ücretsiz kurulabilen bu program ile xbox oyunlarını kısmi olarak yönetebileceksiniz. Ps4 te ise ikincil ekran olarak ps vita desteği var. ps4 te oynadığınız oyunun bir kısmını ps vita ile yönetebileceksiniz.

İşletim Sistemi ve Oyun Geliştirme

İşletim Sistemleri açısında xbox one içinde eskisine benzer bir işletim sistemi geliyor. windows 8 arayüzüne benzer bir işletim sistemi ile, çoklu program çalıştırma şansınız var. Split screen ile tv seyrederken bir yandan skype ile görüşebileceksiniz. Kinectin algılama sistemi ile oyun içindeyken, oyunu kenara alıp, gelen mesaja cevap yazabileceksiniz. Ayrıca windows 8 e üretilen programlar gibi xbox a da program geliştirilebileceğini düşünüyorum. Netflix facebook twitter espn gibi uygulamalar olduğuna göre, multimedya özelliklerini kullanmak için birşeyler geliştirilebileceğini zannediyorum. oyunların xbox ve pc versiyonlarını üretmekte herhangi bir sorun olmayacak. pc ye üretilen tüm oyunlar kolayca xbox a port edilebilecek. Xbox geliştiricileri için üretilen xna studio; xbox one da kaldırılıyor. indie game üreten küçük oyun geliştiriciler henüz ne yapacakları konusunda bilgiye sahip değiller, ilerleyen günlerde yeni bir oyun geliştirme platformu tanıtılabilir.

ps4 te işletim sistemi ile ilgili herhangi bir bilgi verilmedi. işlemcinin x86 mimarisinde olması oyun üreticilerini sevindirmişe benziyor, zira ps3 e oyun yazmanın zorluğundan herkes şikayetçiydi. Valve firmasının bazı oyunlarını sırf zor diye ps3 e çıkartmadığını biliyoruz. Aynı şekilde midway firmasının yetkilisinin söylediklerini de buradan okuyabilirsiniz. Ps4te mimarinin değişmesiyle birlikte ilk testlerde işlerin kolaylaştığı haberleri geldi. Bu durumda artık oyunların daha hızlı çıkacağını düşünebiliriz.

 

Sonuç olarak konsol alacak kişiler için şöyle bir tavsiyede bulunabilirim. Her iki konsol da ileriye yönelik yeni sürprizler ile karşımıza çıkabilir, şu anda karar vermek için erken. 2014 ile beraber daha birçok haber alacağımızı düşünüyorum. o zaman geldiğinde konuyu yeniden inceleriz. şimdilik tercih yapacaklara tavsiye, fps oyunları çok seviyorsanız ve oturduğum yerden sadece kol ile tüm düşmanlarımı öldürerek ilerlemek bana yetiyor diyorsanız ps4 size göre uygun.

hayır ben spor yapmayı seviyorum ve sadece silahlı ve savaşlı oyunların dışında daha çok hoplamalı zıplamalı oyunları da oynarım, arkadaşlarımla beraber dans yarışması yaparım, çocuğuma eğitici şeyler oynatırım derseniz xbox one size göre uygun

Bu yazıyı okumadan ps4 grafik olarak çok daha güçlü diyecek olan arkadaşlar için şunu söylemek isterim. Adı üstünde oyun oynuyorsunuz, konsol üstünden dünyanın gerçek sokaklarında gezip gerçekten insan öldürmüyorsunuz; ya da altından geçtiğiniz şelale, televizyonunuzun hoparlorunden odanıza akmıyor. Öndeki yarış arabasından fırlayan yayın arkadaki yarışçının kafasına girmesi sadece gerçek dünyada oluyor kendinizi kaptırmayın.

En gerçekçi görüntü hangi oyunda vardı biliyor musunuz? 1997 yapımı “a fork in the tale”. bu oyundan daha gerçekçi görüntüyü hiçbir oyunda hiçbir konsolda bulamazsınız. Aşağıya da videosunu koyuyorum grafik kalitesine önem veren arkadaşların rüyalarını süsleyecektir

Okunma Sayısı : 1718

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Eticarette Müşterinizi Yönlendirin

Eticaret sektöründe her gün birçok yeni firma yayına giriyor. Her gün artan eticaret sitesi sahiplerinin tek bir amacı var; daha çok ürün satmak.

Peki müşteriyi daha çok ürün almaya ikna etmeden bu nasıl olacak. Herşeyin temelinin matematik ve pisikoloji olduğunu unutmamanız gerekiyor. Sitenizin istatistikleri herşeyden daha önemli. Bu yüzden istatistik tutuyor olmanız gerekiyor. Artık herkes google analytics ile müşteri ziyaretlerini kaydettiğini varsayarak yazıya devam edeyim.

Peki bu verileri ne kadar etkili kullanıyorsunuz. Elde ettiğiniz verilerle ne yapıyorsunuz. Sitenizi geliştirmekte, kampanya üretmekte bu verileri ne kadar kullanıyorsunuz.

En çok bu ürünü satıyorum, o zaman bu ürünün fiyatını 5TL daha indirsem, piyasadaki diğer rakiplerimden daha ucuz olurum ve en çok ben satarım mı diyorsunuz?

Acaba önemli olan en çok hangi ürünü sattığınız mı yoksa hangi ürünü satamadığınız mı? Satamadığınız ürünü tespit edip onu satmak için çözüm üretmek; sattığınız ürünü daha çok satmaya çalışmaktan daha önemli.

encokziyaret

Bunun için, analytics üstünde hangi ürünlerinize daha çok ziyaret aldığınız, hangi üründe google sıralamanızın daha iyi olduğunu iyi tespit edin. müşterileriniz bir ürün için google da arama yapıp sitenize geliyorlarsa bu kişileri kaçırmamanız gerekiyor. Eğer sitenizi bulup sizden satın almıyorlarsa ortada bir sıkıntı var demektir. Bu sıkıntıları şöyle sayabiliriz

1. Ürün fiyatı pahalıdır.

2. Ürün görselleri tatminkar değildir.

3. Ürün açıklaması yetersizdir.

4. Ödeme seçenekleri yetersizdir.

5. Kargo ücreti yüksektir.

6. Ödeme ekranı çok karışıktır.

7. Site güvensizdir.

Google analytics ile sitenize hangi ürünler için gelindiğini takip ettiniz diyelim. 100 kişi X ürününe gelmiş, kaç kişi bu ürünü satın almış

Müşteriniz sitenizin güvenilirliği konusunda sıkıntı yaşamıyor, ürün açıklamasını inceleyip ürünü sepete ekliyor ama satın almıyor olabilir. Bunu terkedilen sepetleri takip ederek anlayabilirsiniz.

 

kaybedilen-sepet

Eğer terkedilen sepetleri incelerseniz, müşterinizin neleri sepete eklediğini ama satın almadığını daha iyi analiz edebilirsiniz. Böylece hangi ürünler üzerinde çalışmanız gerektiğini daha kolay bulabilirsiniz. Kullandığınız sistemin böyle bir özelliği olup olmadığını araştırın. Terkedilen sepetleri görebileceğiniz özellik, Platinmarket eticaret sisteminde standart olarak vardır.

Terkedilen sepetlerdeki ürünler için, Ürünün diğer sitelerdeki fiyatını araştırıp rakip firmaların neler yaptığını incelemeniz gerekir.

Alışverişi belirleyen, insanların pisikolojisidir. Gününde olmadığımızda hepimiz bazen isteksiz oluruz. Bazen de gezdiğimiz bir sitede bir bannere kapılıp hemen ürünü alma isteği duyarız. Olmayan bir indirime inanırız.

İnsanların bir ürünü almak için karar vermeleri, birazcık dürtmeye bağlıdır.

Pisikoloji bunu güzel bir örnekle açıklar.

danes

Yukaridaki resimde görüldüğ üzere, danimarkalılar çok bencilmiş. Organ bağışı konusunda avrupanın en az organ bağışlayan ülkesi danimarka olurken, avusturya neredeyse %100 organ bağışı oranına sahip.

Peki bu nasıl oluyor, çok basit. İki ülkenin ehliyet başvuru formuna bakarak bu durumu görebiliriz. Danimarkada Ehliyet almak için başvurduğunuzda önünüzdeki formda “organ bağışında bulunmak için burayı işaretleyin” kutucuğu varken, avusturyada ise “organlarınızı bağışlamak istemiyorsanız bu kutucuğu işaretleyin” yazmaktadır. Yani iki ülke insanının da aslında bir farkı yok. ikisi de kutucukları doldurmuyorlar, formu hazırlayanlar onların adına karar vermiş oluyor.

Temel pisikoloji, insanın önüne gelen şeyleri olduğu haliyle kabul ettiğini söylüyor.

Bunu eticaret sitenizde nasıl kullanabilirsiniz? Web sitenizi doğrudan insanların kararlarını etkileyecek şekilde düzenleyerek başlayın. İnsanların aklının karışmasına izin vermeyin, sürprizler yaratmayın, sade ve yönlendirici olun.

Ürünün yanında  o ürünle birlikte kullanılabilecek şeyleri koyun. Kampanya ile iki ürünü birlikte verin. Avantajlı olduğu hissini uyandırın. Birçok müşteriniz avantajın gerçekten olup olmadığını tartmayacaktır.

Tek çekim 1200 TL lik bir ürünü 12 ay taksitle 1500 TL ye satmak yerine; 1400 TL lik bir ürünü 12 taksitle yine 1400 TL ye satmanız daha kolay olacaktır. Tabi 12 ay taksitte uygun fiyatlı olduğunuzu müşterinize anlatmanız gerekir.

İnsanların almasını istediğiniz ürünleri daha büyük görsellerle tanıtın

saatica10

Yukarıdaki gibi 10 tane ürünü sıkışık olarak göstermek yerine aşağıdaki gibi daha büyük ama daha az sayıda görselle insanların ürünü daha kolay seçmesini sağlayabilirsiniz.

firsat3

İnsan gözü belli bir yerden sonra bir karmaşa içinde istediğini kolayca göremeyebiiyor. Bu yüzden populer olan ürün bu, en çok tercih edilen ürün bu gibi yönlendirmelerinizi unutlayın.

İndirimi göstermek insanlarda alışveriş isteğini arttırıyor. Bu yüzden büyük eticaret siteleri hep olmayacak fiyatların üstünü çizip normal fiyatını indirim varmış gibi gösteriyor. Bu birçok müşteride ürünün aslında çok daha pahalı olduğu imajını ve ucuza aldığı algısını yaratıyor.

Bu kadar ucuza bulmuşken alayım dedim, şeklinde bir çok örnek görebilirsiniz.

Üye olana ücretsiz tisort verdiğini idda eden bir siteye, Sırf merak ettiğim için üye oldum.

Hakikaten de tisort ücretsiz, ama kargo ücreti 6 TL. 50 TL üstü alışverişlerde kargo ücretsiz. Bu bana neyi düşündürüyor? Eğer burdan kendime güzel birşey bulursam, hemen alayım ki kargo ücreti ödemeyeyim ve tisortu bedavaya getireyim. İstemsizce sitenin kategorilerinde dolaşmaya başladığımı ve kargo ücreti ödememek için alışveriş sepetime atacak ürün aradığımı farkettim.

Gördüğünüz üzere, ücretsiz kargo için şu size özel indirimli ürünü de sepetinize ekleyebilirsiniz diye bir uyarı olsa, hemen onu da sepete eklerim. ihtiyacım olup olmadığı çok önemli değil. işte insan pisikolojisi ile oynamak budur.

Aynı şekilde başka bir yönlendirme de yapılabilir. Diyelim ki 60 TL üzerine taksit yapıyorsunuz, sepette 50 TL lik ürünü olan kişiye aşağıdaki gibi bir yönlendirme gelse ve taksitli işlem için yönlendirse

taksittaksit

Bu da sepete kadar gelmiş olan müşteriye ek ürün satmak için mükammel bir yöntem. Bu tarz satış arttırma sistemleri (SAS) destekleyen bir altyapınız yoksa o zaman daha çok çabalamanız gerekecek.

Okunma Sayısı : 588

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Mobil Platform Savaşı Ios vs Android

Time dergisinin teknoloji ekinde okuduğum bir makeleyi sizinle paylaşmak istedim.

Daha önceki yazılarımda da mobil platform üstündeki ios ve android arasındaki mücadeleden bahsetmiştim.

şimdi 2013 yılı içindeki bazı istatistikleri ve platformun şu anki durumu hakkında biraz bilgi vereyim.

2013 te en çok satan platform cnet yazısını buradan görebilirsiniz

IDC nin istatistiklerine göre 2012 nin 4.çeyreğinde satın alınmış telefonların dağılımı şu şekilde

Görüldüğü kadarıyla androidin satış adetleri oldukça yüksek

peki bu savaşın marka durumuna bakarsak, en azılı iki marka olarak apple ve samsungu görüyoruz. Acaba samsungun apple karşısındaki durumu ne. IDC nin 2012 yılı raporuna göre markalara göre satış rakamları

Toplam satışların %51 i apple ve samsung tarafından yapılıyor. Diğer yüzde yine de çok büyük. Bu durumda pazarda tek bir markanın hakimiyetinden söz etmek mümkün değil.

 

Cihazların kullanım amacına ve sürelerine bakacak olursak,

iphone kullanıcıları telefonlarını günde ortalama 1 saat 15 dakika kullanırken

android kullanıcıları telefonlarını günde ortalama 49 dakika kullanıyorlar

 

Statcounterinverdiği bilgilere göre mobil platform internet kullanım oranları aşağıdaki şekilde. statcounter internetteki en çok kullanılan ücretsiz site sayacı olduğu için genel olarak tüm dünyanın browser eğilimini onlardan öğrenebiliyoruz.

 

Platform üstündeki satışlara baktığımız zaman halen apple çok büyük bir yüzdeye sahip. Mobil içerikte en çok ürün satışı yapan %74 ile apple oluyor. Diğerleri toplamda sadece %26 oranında kalıyorlar.  Bu da apple platformundaki üreticilerin daha çok para kazandıklarını ortaya koyuyor.

distimo nun verdiği verilere göre son a6 aydaki satış pazarpayı da şu şekilde. Bu çizgide de apple büyük farkla önde görünüyor.

 

Buradan çıkartılacak sonuca bakarsak, öncelikli olarak apple kullanıcısı bir şeye ulaşmak için browser yerine o işin uygulamasını kullanmayı tercih ediyor. uygulamalara daha çok para harcıyor bu nedenle uygulama geliştiricilerin gözdesi öncelikli olarak ios platformu.

Tabi bunu ters yönden de düşünürsek, platformdaki cihazı sayısının azlığı sebebiyle her ürüne daha holay uygulama yapma şansı da iosta. androitteki cihaz kalabalığı yüzünden geliştiricilerin işleri daha zor. bu nedenle ios üstünde daha çok uygulama çıktığı ve daha çok uygulama satıldığı da düşünülebilir.

platformlardaki uygulama zenginliğine bakarsak iki platform da 800.000 uygulamaya sahip olduğunu söylüyor

Google yaptığı açıklamada önümüzdeki ay içinde 1milyon uygulamayı geçmeyi hedeflediklerini duyurmuş. verilen grafik de aşağıdaki gibi

 

aşağıda mobil platform ile ilgili bulduğum birkaç infografiği paylaşayım. birisi mobil platformun amerikadaki eyaletrele göre kullanımını gösteriyor. kaynak olarak house.com ve forrent.com sitelerinin istatistikleri kullanılmış. büyük halini görmek için üzerine tıklayın

local-mobile-wars_5113f1a28b0fb

 

ikinci infografiğimiz ise iphone ile galaxy telefonları arasındaki rekabeti rakamlarla gösteriyor

kazananı belirlemek size kalmış. büyük halini görmek için üzerine tıklayın

apple-iphone-vs-samsung-galaxy-whos-winning-the-smartphone-battle_51c04fb3d8588

Okunma Sayısı : 1012

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Akıllı Telefon Alamadım

Çevremdeki herkes neden bir galaxy s4 ya da iphone5 almadığımı soruyor.

Cevabı belli, kendime göre telefon bulamıyorum.

Neden bulamadığımı hayat hikayemle birlikte anlatayım.

İlk telefonum lise 3 te star gazetesinden kuponla aldığım Kenwood EM608 di

kenwood_em608_01

kenwoodun  güzel yanı 3 renk ışıklı ekranı ve diğerlerine nazaran daha yumuşak bir tuş sesi olmasıydı. O dönemlerde ortalama bir telefonun boyutu 15 cm civarındaydı. Cep telefonunu henüz cebimizde gezdiremiyorduk. Kılıfı vardı ve kemere takılırdı. Sivil polis gibi sağ kalçasında bir kabarıklıkla gezerdi millet.

Sonra vakit geçti ve telfonlar küçülmeye başladı. Kenwood şarj olmaz hale gelip de; hiçbir tamirci, dilinden anlamaz duruma gelinceye kadar dayandım. Sonra abim kendi telefonunu bana gönderdi Antalyaya. Kendisi nokia kullanmaya başlamıştı, ben se onun eski telefonu Siemens mc60

siemens-mc60

Bu telefon kenwoodtan sonra elime küçük gelmişti. Tuşlarının basılması birhayli zordu. Yumuşak plastikten yapılmıştı. o dönemin modası değiştirilebilir kılıflıydı. O zamanki tüm ihtiyaçlarımızı karşılıyordu.

İnsanın bir telefondan ne beklentisi olabilir ki; konuşma yap, sms gönder, alarm çal, melodi yükle…

Teknoloji gelişmeye başladıkça telefonlar daha da küçülmeye ve güzelleşmeye devam etti.

Bir sonraki telefonum kimden geldi hatırlamıyorum. Yine bir siemens ve yine daha küçük S45 modeli

siemens-s45

Telefonu her değiştirdiğimde alışmam yine zaman alıyordu. Cebimizde kaybolacak seviyeye inmişti telefonlar. Hele ki bir kadının çantasında kaybolsa, 4 günde bulamazdı kesin. Yine her ihtiyacımızı karşılıyordu bu telefonlar. Daha fazlasına hiç ihtiyacımız olmamıştı. Çünkü geri kalan herşeyi bilgisayardan yapıyorduk. Cep telefonu, adı üstünde sadece bir telefondu, ev telefonunun olduğu gibi

Teknoloji daha ne kadar küçülebilirdi ki

Nokianın çakmak kadar telefon ürettiği dönemler olmuştu.
Sonra kimin başına bişey düştüyse, telefonları büyütmeye başladılar.

Ama bu kez sadece büyümediler, aynı zamanda akıllandırmaya başladılar. ilk kimden başladı bilmiyorum ama tahminimce nokia symbian ile akıllanma furyasına girdi. Adamakıllı fotoğraf çekmeye, video kaydetmeye ve bunları birbiriyle paylaşabilmeye başladılar.

Kendi param ile aldığım ilk telefonum Sony ericsson k750i oldu

sony-ericsson-k750i-multi

İlk elime aldığımda vaaay ne kadar güzel telefon dedim. şu anda iphone5 alsam bu kadar sevinmem sanıyorum.

2 mpixel kamerası var, kızılötesi var, bluetooth var, wap var, ekranı büyük, daha neler neler…

8 seneye yakın kullandım bu telefonu. Hiçbir eksikliğini de hissetmedim

ortadaki joystick bozulup fotoğraf çekme tuşu da basmaz olana kadar direndim.

Arada Microsoftun Windows mobile ile akıllı telefon işiyle uğraşmasını merak edip bir hp 514 voice messenger telefon aldım

hp514

Ama çabuk vazgeçtim. Demekki akıllı telefona hazır değilmişim. Halbuki appstore olsun, siri olsun, internet tarayıcı olsun bu özelliklerin başlangıç seviyeleri hep bu telefonda yani windows mobile 6 da vardı.

Telefonun dahili yazılımının bir işletim sistemi olduğu o zamanlar dank etti. Microsoft bir işletim sistemi ile telefonlara hizmet veriyordu. nokianın kendine ait bi symbian işletim sistemi vardı. Diğerleri java ile yazdıkları kendi özel arayüzlerini kullanıyordu.

İleride ios ve android olarak iki büyük telefon işletim sisteminin piyasayı ele geçireceğini kimse tahmin etmezdi.
Microsoft bile mobil piyasasının bu kadar gelişeceğini tahmin edemezdi. Zaten etse windows mobile 6.5 te n sonra bu kadar ara vermezdi.

Telefon üreticileri, donanımını ürettikleri telefonlara, o donanımı en iyi şekilde kullanabilecekleri işletim sistemlerini yazıp bu günlere geldi. Her donanımda değil, kendi donanımında çalışacak sistemler geliştirdiler.

Bunu akıllı telefonlara taşıyan nokia oldu. symbian ile işletim sistemi ve appstore imkanını verdi. Dokunmatik ekranlı telefonlar üretti

Apple bir farklılık yaratıp tuşsuz ve daha iyi bir ekrana sahip iphone telefonunu çıkartıp mobil platformun çağ atlamasını sağladı. Sadece tıklamayı değil kaydırmayı da ekrana uygulayıp, çoklu dokunmayı kullanmayı başararak, birçok telefon üreticisinin yapmaktan korktuğu şeyi başarıyla yaptı.

Sadece kendi donanımında çalışması için yaptığı işletim sistemiyle, piyasadaki ihtiyaçları karşılamak amacında değil; belli bir standart yaratma amacını güttü.

Herkesin; telefona eklemezsem millet bunu satın almaz, benimle dalga geçerler diye korktuğu özellikleri telefona koymama cesareti gösterdi. Video çekmeyen, bluetooth olmayan, dosya paylaşmayan, flash player desteklemeyen, ön kamerası olmayan bir telefon nasıl oldu da bu kadar populer oldu?

Demek ki insanlar doğru stratejiler ile en eksik şeyi bile en doğru olarak kabul edebiliyor.

Bilgisayar dünyasında microsoftun yaptığı, her cihazda çalışabilecek işletim sistemi yazayım fikrini; mobil platformda android yaptı.

Gerçekten de google ilk başta bunu yapmadı. Apple ile aynı stratejide gitmeye çalıştı. ilk çıkarttığı nexus telefonu sadece internetten satmaya kalkınca büyük hezimete uğradı. Satış stratejisinin hatası yüzünden populer hale getiremediği android telefonunu, yazılımı tüm cihazlara açarak satma fikrine kapıldı (bkz: microsoft).

her cihazda çalışacak şekilde yaptıkları işletim sistemi, her üreticinin birbirinden farklı teknoloji ekipleriyle birleşince, ortaya hem iyi hem de çok kötü android telefonlar çıktı. Böylece android telefonlar, rakip telefonların kullanıcıları tarafından kötü ilan edildi.

Belki doğru bir strateji ile girmiş olsa, bugün google tarafından üretilen nexus telefonlar çok daha başarılı konumda olabilirdi.

Şu anda Samsung Wave telefon kullanıyorum. Eşime iphone5 alınca bu telefon da bana kaldı. Samsungun çıkartmaya çalışıp bir halt beceremediği bada işletim sistemine sahip.

çıktığı durumdaki haline bakılırsa, özellik bakımından halen birçok telefondan daha iyi fotoğraf çekiyor. Ama akıllı değil, aynı donanıma sahip iphone 4 ün yapabildiklerinin yarısını belki yapabiliyor.

Samsung gibi bir firmanın sırf telefon satışlarından elde ettiği gelir; Googleın tüm gelirlerinden daha fazlayken, samsung nasıl iki tane mühendis bulup adam akıllı bir işletim sistemi yazdıramaz. Ürettiği telefonlarının çalıştığı sistem nasıl kendi donanımına özel olmaz.

Peki ben neden kendime telefon bulamıyorum.

Öncelikle telefon dediğin, artık nokia 5110 boyutunda olmamalı. siemens telefonum kadar küçük de olmamalı.

Evdeki bilgisayardan daha çok işlemci ve ram e sahip telefonlar var artık. Olmuşken teknolojisi iyi olsun, beni birkaç sene sonra yarı yolda bırakmasın diyorum.

Bilgisayar teknolojisinde bir dönem pentium 200mmx ten sonra pentium2 ve 3 ile devam eden ve önünü alamadığımız bir gelişme furyası vardı. her sene bilgisayar hızı iki kat fazlalaşıyordu. Aynısı artık telefonlarda yaşanıyor. bu sene çıkan telefon geçen seninkinden iki kat hızlı, iki kat özellikli. Elinde geçen senenin telefonu olanlar, çıkarıp masaya koymaya utanır durumdalar.

Böyle bir haldeyken, 8 sene boyunca k750i telefon kullanmış adam olarak telefon almaya tabiyki çekiniyorum. almayı düşündüğüm telefonların boyutları her sene en az 1cm daha da uzamaya başladı. kurtulmaya çalıştığımız takozlara geri döndük.

iphone 4, boyut olarak aslında benim için en ideal boyutta. Tam avucumun içine otucak şekilde tasarlanmış. Fakat şu anda o telefonun özellikleri bile günümüzün teknolojisinden çok geride kalmış durumda. ios 7 den sonra gelecek olan ilk güncellemede büyük ihtimalle artık desteklenmeyecek durumda olacak ve elimdeki wave ile aynı şekilde sahipsiz kalabilirim. iphonun açık kaynak olmaması sebebiyle, üretici desteklemese bile bir şekilde yazılımını serbest olarak güncelleme imkanınız yok.

Samsungun bada telefonlarına atmış olduğu kazık gibi, iphonun eski telefonlarını kullanan kitleyi de Apple aynı sona doğru sürüklüyor.

ios7 artık iphone 3gs kullananları kapsamıyor. artık eskiden olduğu gibi apple çıkıp %90 oranına kullanıcılarımız en son sürüm kullanıyor, android kullananlar bla bla bla … diyemeyecekler.

samsung kullanıcıya acımasa da; en azından androidin açık kaynakları sayesinde, halen orjinalde 2.3 te kalmış olan tabletimi android 4.2 ye yükseltebiliyorum.

Telefon üreticileri bizi de düşünsün. Avucumuzda kolayca tutabileceğimiz boyutta günümüzün teknolojisine ayak uydurabilecek güçte bir telefon üretin de ben de alayım.

yazının bir yerinde windows mobile den bahsetmiştim. mobil dünyanın çok gerisinde kalan microsoft, birkaç atak ile windows phone 8 ile bir yenilik yaparak tekrar piyasaya girmeye çalıştı.

çağın gerisinde kalan nokia da kendini kurtarabilmek için windows kullandı. oraya güzel bir telefon çıktı ama onun da geleceği beni yine bada gibi korkutuyor.

bakalım zaman ne gösterecek. bir üretici azcık piyasa araştırması yapıp herkesin telefonun büyüklüğünden şikayetçi olduğunu farketmesi lazım.

en iyi donanımı koyabilmek için telefonun boyutunu 15cm yapmak zorunda değilsiniz.

Önünüzde macbook air gibi bir örnek var. dizüstü piyasasında herkes daha ince, daha güçlü ve daha küçüğünü yapmak için çabalarken, mobil dünyası neden daha büyüğünü yapmaya çabalıyor?

Telefonun en güçlü ve daha küçük yapan bence kazanır.

Okunma Sayısı : 810

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Samsung Galaxy W GT-i8150 Android yükleme rehberi

Bugünkü yazımızda Samsungun wonder yani gt-i8150 telefonunu nasıl 2.3 ten daha yüksek sürümlere yükselteceğinizi anlatıyorum.

Arkadaşım, galaxy tab p1000 tabletimin temple run 2 oyununu nasıl hiç kasmadan oynadığını görünce sormadan edemedi

Kendisinin telefonu çok yavaşmış, ben de kendisinin telefonunu daha yüksek sürümlere çıkıp çıkamayacağını bir araştırayım dedim.

Piyasada Samsungun son kullanıcıya sattığı 25 çeşit androidli telefon var. Bunlardan sadece 4-5 tanesinin sürümü 4.0 ve üzerine ulaşabilmiş durumda.

Hal böyle olunca herkes 2.3 gibi zayıf ve yavaş bir işletim sistemi ile kasılan telefonlarından şikayetçi. Samsungun burda yapmış olduğu büyük bir ayıp var. Telefonları 4.0 ve üstüne yükseltmeyip, sadece amiral gemisi olan telefonlarına güncel sürümü vererek, daha ucuz telefonlarını almış olanları yüz üstü bırakmış oluyor. Üzerine binlerce güncelleme gelmiş olan 2.3 sürümü kullanmaya devam etmek zorunda mıyız?

Neyse ki androidin açık kaynak oluşu sayesinde Samsung gibi kapitalist firmaların yapmadığını, serbest yazılımcılar yapıyor. Özellikle öne çıkan CM yani CyanogenMod geliştirdiği romlar ile birçok telefona marka ve modeline hizmet ediyor. Henüz desteklemediği bazı modelleri de başka geliştiriciler CM üzerinde oynamalar yaparak ekliyor. Piyasada CM 7-8-9-10 ve 10.1 tabanlı bir çok custom rom bulunabiliyor.

CM sürümleri ile Android karşılıklarını şöyle yazabiliriz

CM 10.1 – Android 4.2 JB

CM 10 – Android 4.1 JB

CM 9 – Android 4.0 ICS

CM 8 – Android 3.5 Honeycomb

CM 7 – Android 2.3 GingerBread

Şimdi gelelim android telefonumuzun nasıl yükseltileceğine

Öncelikle şunu söyleyelim, orjinal üreticinin vermediği her root ve sürüm yükseltme işleminde az da olsa bir tehlike vardır.

Telefonunuz garanti kapsamı dışında kalabilir, yükleme sırasında bir hata olursa telefonunuz birdaha açılmayabilir. Bu tarz riskleri göze almak gerekiyor.

Ben samsung wave telefonumu kies üstünden orjinal üreticinin verdiği güncellemeyi yüklerken bile hata yaşayıp telefonun açılmadığını gördüm. Orjinal üreticiler bile bazen hata yapabiliyor.

Her android telefonun servisler için ayrılmış bir download modu vardır. bu moda nasıl girileceğini internetten araştırıp bulabilirsiniz.

Download moda geçmiş bir telefonu bilgisayara bağlayıp içine bilgisayar yardımıyla yazılım yüklenebiliyor.

Telefonların kendi kurtarma arayüzleri genelde üreticilerin kilitlediği özelliklere sahip. bu yüzden telefona clockworkmod recovery (cwm) isminde genel bir güncelleme yazılımı yüklememiz gerekiyor. bu yazılım ile istenilen her rom telefona denetim olmaksızın kurulabiliyor. Tabi romun telefonunuza uygun olması önemli, yoksa açıldığında sürücü hatası ile karşılaşırsınız ve telefonunuz çalışmayabilir

Bu noktadan sonrasını Samsung Galaxy Wonder GT-i8150 için anlatıyorum.

Öncelikle Bilgisayarınızdan telefona cwm atabilmek için odin isimli programa ihtiyacınız var.

Galaxy w uyumlu sürümü için bunu indirin Odin 4.43

Telefonunuz için gerekli cwm sürümü indirin

Telefonunuz için gerekli OPS dosyasını indirin

Odin programını açıp ops kısmından indirdiğiniz ops dosyasını seçin

Soldaki Options kısmından One package kısmını işaretleyip sağ alttaki One Package tuşundan indirdiğiniz cwm dosyasını seçin

odin-galaxyw

 

Telefonunuzu komple kapatıp; ses kısma tuşu, orta tuş ve güç tuşuna beraber basarak telefonu downloadn modunda açın. Ekranda bir uyarı çıkacak ve size bir seçenek sunacaktır. Ses açma tuşu ile bu uyarıyı kabul edin. Artık telefonunuz download modunda sizden yükleme bekliyor olacak.

Telefonunuzu bilgisayara usb kablosundan bağlayın. Bilgisayarınızın telefonu algılamasını bekleyi. Windows 7 ve 8 bilgisayarlar otomatik olarak sürücüleri indirecektir. Eğer telefonunuzu tanımıyorsa samsung usb driverlarını indirip telefonunuzu bilgisayara tanıtmanız gerekebilir. Telefonunuz bilgisayara bağlandığında programda COM kısmı sarı şekilde yanacak ve bağlandığını gösterecektir.

Artık Start tuşuna basıp telefonunuza 20 saniye kadar bir sürede cwm yi yükleyin. Telefon yüklemenin ardından yeniden başlayacaktır.

Telefonunuzun hiçbirşey olmamış gibi çalışmaya devam ediyor olması gerekiyor.

 

Şimdi yeni sürüm indirmelerimize başlayalım. Yükleyeceğiniz sürüm sizin seçiminize kalmış

 

Android 4.1 JellyBean için (Daha kararlı sürüm, Birçok sorunu giderildi)

Android 4.1 CM 10 üstüne uyarlanmış custom rom

google 4.1 için uygulamalar(gapps 4.1)

 

Android 4.2 JellyBean için (Henüz ufak tefek hataları var, geliştirilmeye devam ediyor)

Android 4.2 CM 10.1 üstüne uyarlanmış custom rom

google 4.2 için uygulamalar(gapps 4.2)

Telefonunuzu usb den bilgisayara takın. bir klasör oluşturup içine istediğiniz sürüm rom ve gapps dosyalarını kopyalayın. Telefonunuzu kapatın ve aşağıdaki adımları uygulayın.

clockworkmod-recovery

  1. Telefonunuzu ClockworkMod recovery mode‘da açın (Ses açma+home tuşu+kilit tuşu). cwm ekranında ses açma ve kapama tuşları aşağı ve yukarı olarak çalışır. Orta tuş OK, geri tuu da geri olarak çalışır.
  2. Şu işlemleri sırasıyla yapın: “Wipe data“, “wipe cache“, “advanced/wipe dalvik cache” ve “advanced/wipe battery stats“. Mounts&storages menüsünden “format system” ve “format cache“. Bu menülerin herbirine girdiğinizde size NO NO NO NO YES ——Wipe—– NO NO NO şeklinde uyarı ekranı çıkartacaktır. her seferinde Yes e gelip onaylayın ve birsonrak işleme devam edin.
  3. Advanced menüsünden “fix permissions” ı seçin
  4. install zip from sdcard -> choose zip from external sdcard
  5. Oluşturduğunuz klasörden rom’u seçin ve onaylayın
  6. Rom yüklendikten sonra install zip from sdcard -> choose zip from external sdcard  açtığınız klasördeki gapps’ı seçin ve onaylayın
  7. Reboot now ı seçip telefonu yeniden başlatın.

Artık elinizde son sürüm bir android var. İlk açılması biraz zaman alacaktır

Okunma Sayısı : 32574

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn