Stress

 

Pisikolog, stres yönetimi eğitimi verdiği salona giriş yapıp sahnenin ortasına kadar yürüdü. Elindeki yarım bardak suyu havaya kaldırdığı anda; herkes, “bardağın yarısı boş mu dolu mu ?” sorusuyla karşılaşacağını zannetti. Böyle düşüneceklerini bildiği için yüzünde bir gülümseme ile “Acaba bu bardaktaki suyun ağırlığı ne kadar ?” diye sordu.

 

bardaginyarisi

 

100 ml den 1 litreye kadar çeşitli cevaplar geldi.

Pisikolog şöyle devam etti.

Gerçek ağırlığının bir önemi yok. Önemli olan onu ne kadar havada tuttuğum.
Eğer bardağı bir dakika tutarsam, benim için hiç problem değil. Eğer bir saat tutarsam elim ağrır. eğer bardağı bir gün boyunca havada tutarsam, muhtemelen elim felç geçirir.

Tüm durumlarda bardağın içindeki suyun ağırlığı aynı, fakat onu tuttukça benim hissettiğim ağırlık sürekli artıyor.

İşte stres ve hayatınızın içindeki telaşlarınız da bu bardağın içindeki su gibi. Eğer onları biraz düşünürseniz size zararı yoktur. Eğer daha uzun düşünmeye devam ederseniz canınızı acıtmaya başlar. eğer tüm gün düşünmeye devam ederseniz felç olmuş gibi, elinizden hiçbir şeyin gelmediğini ve çaresiz olduğunuzu düşünmeye başlarsınız.

Arada sırada bardağı yerine koymanız gerektiğini aklınızdan çıkartmayın!

Okunma Sayısı : 503

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Kendinizi Yok Etme Yöntemleri

Bu maddeleri uygulayarak harika işler çıkartıp çevrenizde çok sözedilen biri olabilirsiniz.

 

1- Özgün olmayın. Sıradan, genel geçer işlerle uğraşarak günübirlik yaşayın. Gerçek kendinizi ortaya koyacak yeni bir hayata cesaret etmeyin. Kim uğraşacak şimdi bunlarla. Bunca memleket meselesi ve çevre baskısı varken.

 

2- Hedeflerinizi gözden geçirmeyin. “Zaten yok” diyorsanız emin olun sizden rahatı yok. Bırakın hayat bildiği gibi aksın. Hangi mecralarda, yollarda aktığınız sorgulamayın. Öylesine, rüzgarda savrulan bir yaprak olarak yaratılmışsınız zaten.

 

3- Sizi ve dolayısıyla ailenizi huzurlu kılacak tutkularınızı, ideallerinizi gömün daha derinlere bir yerlere. Sadece para kazanmaya odaklanın. Çünkü para her şeydir. İşe gidin eve gelin, işe gidin eve gelin.

 

4- Hayattan ne istediğinizi açıkolarak ifade etmeyin, bir formüle oturtmayın hayallerinizi ve arzularınızı görselleştirmeyin, yazmayın, çizmeyin. Sadece hayıflanın “bir türlü olmuyor işte” diyerek.

 

5- Kimseye yardım etmeyin, bildiklerinizi, tecrübelerinizi paylaşmayın. Kendinize saklayın ve mezara birlikte gidin. Bu bencilliğin çok işe yaradığını göreceksiniz, devam edin.

 

6- Evinizde oturun, dışarıya çıkmayın, sosyal olmayın. “Aslı yalnız yeme” diyen kimse yanlış söylemiş siz yalnız yemeye devam edin. Sosyal ağ olarak size aileniz ve yaşadığınız semt yeter. Başka yerler, başka insanlar, başka fikirlerle tanışmak için yormayın kendinizi.

 

7- Eğlenceli, ilginç, sıra dışı olmayın. Olduğunuz yerde kalın. “Challenge” denilen ataletinize meydan okuyacak hareketlere kalkışmayın.

 

8- Tutarsız, çelişkili, karmaşık mesajlar verin çevrenize kendinizle ilgili. Bir gün “evet” deyin, bir gün “hayır”. Bir gün “öyle” olun, bir gün “böyle”. İş ya da özel hayatınızdaki duruşunuzu kimse anlayamasın ve sizi bir yerlere konumlandıramasınlar.

 

9- Denemeye çalışmayın, başarısızlıktan korkun ve çevre ne der baskısından çekinin. Böylece yeni şeyler öğrenmenize de gerek kalmaz. Ne güzel değil mi!

 

10- Bir mentor, koç ya da danışmana gitmenize gerek yok. Yani biliyorum korkmuyorsunuz, çekinmiyorsunuz aslında. Zaten biliyorsunuz her şeyi ne gerek var ki şimdi para vermeye.

 

11- Gönüllü olarak bir beklenti içine girmeden yardım organizasyonlarına katılmayın. Bir faydanız olacaksa sadece kendinize olsun ya da parasal karşılığı olsun.

 

12- Her yerde, her zaman kendinizden bahsedin “marka” olacağım diye. Baskın olan hep siz olun, önde olan, sahnede olan hep siz. Bakın nasıl kişisel marka oluyorsunuz negatif anlamda.

 

13- Kendinize hep aynı soruları sorun ve aynı cevapları verin, bahaneleri sıralayın. Farklı sorulara sorarak beyninizi zorlamayın, sonra değişmek zorunda kalırsınız.

 

14- Kendinizi “monitor” etmeyin. Not tutmayın, hedeflerinizi yazmayın, kimsenin sizi sorgulamasına da izin vermeyin. Hayatın da karnesi mi olurmuş canım. Tadını çıkarın, kasmayın kendinizi.

Okunma Sayısı : 432

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn