CV nedir ? Düzgün CV nasıl oluşturulur ?

Elime geçen CV lere göz gezdirirken birşey dikkatimi çekti. Ya henüz CV yazmaya hazır bir millet değiliz ya da çok üşengeçiz.

CV en basitinden bir iş başvurusu yaptığınızda sizi karşı tarafa özetleyecek bir dökümandır. Sizin kendinizi pazarlama aracınızdır. Kendinizi ne kadar iyi özetlerseniz o kadar değerlendirilme şansınız vardır.

Görüntü önemlidir

Cv yi değerlendirecek olan kişi ilk bakışta; yazılan bilgiler yerine, cv nize eklemiş olduğunuz fotoya dikkat edecektir.

Eğer fotoğrafınız iş dünyasına hitap etmiyorsa zaten 1-0 yenik başlamış olursunuz.

cv-1

Yüzünüzü tam göstermeyen

cv-2

Sadece kafanızın olduğu ve giyiminizi göstermeyen

cv-3

Duruşu bozuk

cv-4

 

 

 

Arka fonu çok karışık fotoğraflar cv için uygun değildir. Hele ki afilli facebook profil fotoları hiç uygun değildir.

Sade , temiz fonlu, yüzünüzü tam gösteren bir vesikalık her zaman yeterli olacaktır.

Bütünlük önemlidir

Fotoğrafın ardından kendinizi tanıtmanız çok önemli

Adınız soyadınız yaş vs kişisel bilgileriniz bir çırpıda okunabilecek kadar göz önünde ve hizzalı olmalı.

yazı tipleri birbirinden farklı, hizzaları bozuk bir şekilde bilgilerinizi yazmaya başlamışsanız okuyan kişiyi yorarsınız.

Bilgiler net bir şekilde birbirinden ayrı olarak gruplanmalı ve başlıkları da belirgin hale getirilmeli.

örneğin eğitim başlığında sırasıyla mezun olduğunuz okullar, bölüm ve yılları

iş deneyimi kısmında çalıştığınız firma isimleri, bölümler, görev ve süreler

bilgi beceri ve almış olduğunuz eğitimler sertifikalar gibi bölümleriniz olmalı

tabi cv boş kalmasın diye yeni mezun arkadaşların düştüğü bazı hatalar var.

Kendinden bahsetmek ve cv yi kabartmak için bilmedikleri şeylerle ilgi alanlarını doldurmaları

Cv yi inceleyen kişi, görüşmeye çağırmadan önce çalışacağ ilgili birimin de cv yi kontrol etmesini isteyebilir. Böyle bir durumda cv nize yazılmış olan bilgi beceri ve kullanılan alet edevat gibi bilgilerde yazmış olduğunuz gereksiz şeyler gün yüzüne çıkabilir.

Örneğin kullandığı programlar kısmında excel, ofis yazmak laf kalabalığıdır. Ya bunun adı microsoft office olur ya da içinden sadece excel kullanmayı biliyorsanız sadece excel yazarsınız.

Ağ teknolojilerinden ftp , tcp/ip diye birşey yazmışsanız bu sizin, adını duyduğunuz herşeyi işaretleyip cv nizi kariyer sitelerinden çıktı aldığınızı gösterir.

Hangi iş için başvuruyorsanız o sektörün ana ihtiyacı olan programları kullanmayı bildiğinizi göstermeniz yeterlidir. Örneğin muhasebe ile ilgili bir durumsa logo, eta kullanmayı bildiğini yazmak, ERP CRM bilgisinden bahsetmek avantajlı olacaktır.

Bir tasarımcının photoshop ve illustrator bilgisini yazması, corel ve freehand bilgisi olması önemlidir. Diğer salladığı windows xp, windows NT, office 2003 benim için birşey ifade etmiyor.

Referanslar ve görevlerden çok yaptığı iş önemlidir

İş deneyimlerine yazmış olduğu x firmasında y görevinde çalıştı ibaresi de bakan insana net bir bilgi vermiyor.

2003 – 2005 yıllarında Çorlu fen bilimleri dershanesinde bilgi işlem müdürü olarak çalıştım. İyi de ne iş yaptım ben orda koltuğumda boş boş oturdum mu? Soru bankalarının hazırlanması, sınav sonuçlarının değerlendirilmesi ve sisteme girilmesi, dershane otomasyon sisteminin yürütülmesi. Rehberlik ile koordine öğrenci gelişim takibi. RFID devamsızlık takip sistemi geliştirme ve kartlı geçiş sistemlerinin hazırlanması vs vs..

Daha önce çalıştığınız yerleri yazarken orda firmaya ne kattığınız ve neleri idare ettiğiniz önemlidir.

Yaptığınız şeyler birilerinin dikkatini çekerse işte o zaman yazdığınız referans bunları sorgulamak için gerekli olabilir. bunun dışında kimse durduk yere ben şu referansı arayıp da bakalım o firmaya ne katmış öğreneyim diye düşünmeyecektir.

Sosyal medyayı ve interneti etkin kullanın

Artık herkesin ilk yaptığı şey adınızı googlea yazıp sizi araştırmak. adınızı yazınca neler çıkıyor? insanlar sizin hakkınızda hangi bilgiye doğrudan ulaşıyor bunu öncelikle sizin bilmeniz gerekir. eğer size adınızdan ulaşılamıyorsa email adresinizden ulaşılacaktır. kendinizi mutlaka internette arayıp olumsuz herhangi birşey olmadığından emin olun.

Adınızı yazdıklarında facebookta etiketlenmiş bir tavşan resmi çıkıyorsa tüm cv nizin karizmasını çizebilir.

Email adresiniz çok şey söyler

cv nize yazdığınız email adresiniz my_dear06@hotmail , a.y.s.e.e.e@yahoo , gs1905_ultraaslan59@gmail gibi birşeyse sizin hakkınızda çok şey söylemektedir.

gidin insan gibi adınız soyadınız yazan bir mail adresi alın. artık iş hatayına başlamışsınız crazyboy_76@hotmail e başvuru sonucunuzu beklemeyin

Okunma Sayısı : 1638

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Stress

 

Pisikolog, stres yönetimi eğitimi verdiği salona giriş yapıp sahnenin ortasına kadar yürüdü. Elindeki yarım bardak suyu havaya kaldırdığı anda; herkes, “bardağın yarısı boş mu dolu mu ?” sorusuyla karşılaşacağını zannetti. Böyle düşüneceklerini bildiği için yüzünde bir gülümseme ile “Acaba bu bardaktaki suyun ağırlığı ne kadar ?” diye sordu.

 

bardaginyarisi

 

100 ml den 1 litreye kadar çeşitli cevaplar geldi.

Pisikolog şöyle devam etti.

Gerçek ağırlığının bir önemi yok. Önemli olan onu ne kadar havada tuttuğum.
Eğer bardağı bir dakika tutarsam, benim için hiç problem değil. Eğer bir saat tutarsam elim ağrır. eğer bardağı bir gün boyunca havada tutarsam, muhtemelen elim felç geçirir.

Tüm durumlarda bardağın içindeki suyun ağırlığı aynı, fakat onu tuttukça benim hissettiğim ağırlık sürekli artıyor.

İşte stres ve hayatınızın içindeki telaşlarınız da bu bardağın içindeki su gibi. Eğer onları biraz düşünürseniz size zararı yoktur. Eğer daha uzun düşünmeye devam ederseniz canınızı acıtmaya başlar. eğer tüm gün düşünmeye devam ederseniz felç olmuş gibi, elinizden hiçbir şeyin gelmediğini ve çaresiz olduğunuzu düşünmeye başlarsınız.

Arada sırada bardağı yerine koymanız gerektiğini aklınızdan çıkartmayın!

Okunma Sayısı : 500

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Kendinizi Yok Etme Yöntemleri

Bu maddeleri uygulayarak harika işler çıkartıp çevrenizde çok sözedilen biri olabilirsiniz.

 

1- Özgün olmayın. Sıradan, genel geçer işlerle uğraşarak günübirlik yaşayın. Gerçek kendinizi ortaya koyacak yeni bir hayata cesaret etmeyin. Kim uğraşacak şimdi bunlarla. Bunca memleket meselesi ve çevre baskısı varken.

 

2- Hedeflerinizi gözden geçirmeyin. “Zaten yok” diyorsanız emin olun sizden rahatı yok. Bırakın hayat bildiği gibi aksın. Hangi mecralarda, yollarda aktığınız sorgulamayın. Öylesine, rüzgarda savrulan bir yaprak olarak yaratılmışsınız zaten.

 

3- Sizi ve dolayısıyla ailenizi huzurlu kılacak tutkularınızı, ideallerinizi gömün daha derinlere bir yerlere. Sadece para kazanmaya odaklanın. Çünkü para her şeydir. İşe gidin eve gelin, işe gidin eve gelin.

 

4- Hayattan ne istediğinizi açıkolarak ifade etmeyin, bir formüle oturtmayın hayallerinizi ve arzularınızı görselleştirmeyin, yazmayın, çizmeyin. Sadece hayıflanın “bir türlü olmuyor işte” diyerek.

 

5- Kimseye yardım etmeyin, bildiklerinizi, tecrübelerinizi paylaşmayın. Kendinize saklayın ve mezara birlikte gidin. Bu bencilliğin çok işe yaradığını göreceksiniz, devam edin.

 

6- Evinizde oturun, dışarıya çıkmayın, sosyal olmayın. “Aslı yalnız yeme” diyen kimse yanlış söylemiş siz yalnız yemeye devam edin. Sosyal ağ olarak size aileniz ve yaşadığınız semt yeter. Başka yerler, başka insanlar, başka fikirlerle tanışmak için yormayın kendinizi.

 

7- Eğlenceli, ilginç, sıra dışı olmayın. Olduğunuz yerde kalın. “Challenge” denilen ataletinize meydan okuyacak hareketlere kalkışmayın.

 

8- Tutarsız, çelişkili, karmaşık mesajlar verin çevrenize kendinizle ilgili. Bir gün “evet” deyin, bir gün “hayır”. Bir gün “öyle” olun, bir gün “böyle”. İş ya da özel hayatınızdaki duruşunuzu kimse anlayamasın ve sizi bir yerlere konumlandıramasınlar.

 

9- Denemeye çalışmayın, başarısızlıktan korkun ve çevre ne der baskısından çekinin. Böylece yeni şeyler öğrenmenize de gerek kalmaz. Ne güzel değil mi!

 

10- Bir mentor, koç ya da danışmana gitmenize gerek yok. Yani biliyorum korkmuyorsunuz, çekinmiyorsunuz aslında. Zaten biliyorsunuz her şeyi ne gerek var ki şimdi para vermeye.

 

11- Gönüllü olarak bir beklenti içine girmeden yardım organizasyonlarına katılmayın. Bir faydanız olacaksa sadece kendinize olsun ya da parasal karşılığı olsun.

 

12- Her yerde, her zaman kendinizden bahsedin “marka” olacağım diye. Baskın olan hep siz olun, önde olan, sahnede olan hep siz. Bakın nasıl kişisel marka oluyorsunuz negatif anlamda.

 

13- Kendinize hep aynı soruları sorun ve aynı cevapları verin, bahaneleri sıralayın. Farklı sorulara sorarak beyninizi zorlamayın, sonra değişmek zorunda kalırsınız.

 

14- Kendinizi “monitor” etmeyin. Not tutmayın, hedeflerinizi yazmayın, kimsenin sizi sorgulamasına da izin vermeyin. Hayatın da karnesi mi olurmuş canım. Tadını çıkarın, kasmayın kendinizi.

Okunma Sayısı : 432

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

TEDxReset 2013 Türkiye

Ted (Technology Entertaintment Design) X Reset Türkiye 2013 bu sene Tim Maslak Show Centerde yaklaşık 800 kişinin katıldığı bir etkinlik oldu.

Yaklaşık Bir buçuk gün süren bu etkinlikten; en çok beğendiklerimi youtube da yayınlanan videolardan sizlerle paylaşmak istiyorum. Kesinlikle izlenmeli… Anlatılanlardan bir çok ders çıkartmalıyız…

1. Agah Uğur ( Yanlış Karar Yoktur )

2. Batuhan Aydagül ( Çocuklar için Büyükler Tarafından Zor ve Kritik Seçimler )

3. Bedia Ceylan Güzelce (Acılarınızı Küçümsüyorum)

4. İnci ve Soner Sarıhan (H + H + H + ( H ÷ 2 ) = ?)

5. Hakan Bilginer (Göz Ucuyla Bakılması Gereken Birşey Olarak Hayat – Zaytung)

6.Deniz Altıntemiz (İşte Bu Herşeyi Açıklar) – Bunu kişisel olarak çok beğendim 🙂

7. Veysel Berk (Basit kararlar fark yaratır: milyon dolarlık yolculuğun hikayesi)

TED Etkinliği için katkısı olan herkese çok teşekkürler

Okunma Sayısı : 628

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Geniş tabanlı eğitim sistemi

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelerek okul açmaya karar verirler.

Bir tavşan, bir kuş, bir sincap, bir balık ve yılanbalığı yönetim kurulunu oluştururlar. Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istemektedir. Kuş, uçmanın dahil olmasını; balık, yüzmenin dahil olmasını, sincap ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söylemektedir. Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar. ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler.

tavşan, koşu dersinde A alıyor olmasına rağmen, ağaç tırmanmak onun için çok ciddi bir sorundu. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve artık eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine, C alıyordu. Ve tabii, ağaç tırmanmada ise her zaman zayıf alıyordu. Kuş, uçmada çok başarılıydı; ama sıra toprak kazmaya geldiği zaman, o kadar başarılı değildi. sürekli gagasını ve kanatlarını sakatlıyordu. Bir süre sonra, toprak kazma notu hâlâ F olmasına rağmen, uçma notu C’ye düşmüştü. O da ağaca tırmanmakta çok zorlanıyordu.

Sonuçta, sınıf birincisi olan hayvan her şeyi yarım yapabilen, geri zekâlı yılan balığı oldu. Ancak eğitimciler çok mutluydu çünkü herkes bütün dersleri görüyordu ve buna “geniş tabanlı eğitim sistemi” dediler.

Bizim eğitim sistemimiz de böyle işte; her çocuk farklı bir yetenekken, torna tezgahında her sivrildiği noktayı düzleyip, sonra bu nesilden başarı bekliyoruz

Okunma Sayısı : 413

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn