vSphere İçin Performans İpuçları

Vmware ESXi sanal makinelerinizden en iyi performansı nasıl elde edersiniz

İşimiz gereği farklı işler için farklı konfigürasyonlarda çeşitli sanal makineler ile çalıştık. Bu sırada edinmiş olduğum bilgileri sizinle paylaşıp sizleri de bilgilendirmek istedim. Yapacağınız bazı ayarlarla, sanal makineizin performansını çok daha iyi hale getirebilirsiniz.
İşte sizin için derlediğim 10 ipucu

#1: Memory Overcommit / Bellek Sınırını Aşmak
Sanal makinelerinizi kurarken, cihazınızdaki bellekten daha fazlasını sanal makinelerinize atamış olabilirsiniz. Bu nasıl oluşur; ihtiyaçlar hesaplanmadan, zor durumda kaldığında sorun çıkartmaması için donanımı baştan fazla falza veririz.
Öğneğin 64GB RAM kapasiteli bir fiziksel makineniz var. Normalde işletim sisteminin bunun en fazla 1,5 Gb kadarını kullanacağını hesap ederek, 4 GB bellekli 20 tane sanal makine kurdunuz diyelim. 80 GB ram olmadığı halde vmware bu makineleri sorunsuz olarak çalıştırabilir. Disk üzerinde bir swap dosyası tutarak, makinelerin kullanmadıkları ram alanlarını bu dosyalar üzerinde koordine eder ve 64 GB rami 80 GB gibi kullanırsınız. Tabi bu da size performans kaybettirir. Özellikle de ram oranları sürekli değişiyorsa, sürekli olarak swap dosyası ile iş yapılacağı için performansınız daha da düşecektir.
konu ile ilgili makaleyi buradan okuyabilirsiniz

 

#2: CPU Kaç Çekirdek

ESXi lisanslaması fiziksel işlemci adedi üstünden olduğu için, işlemci sayısından ziyade sanal ve fiziksel çekirdek sayısı daha fazla olan işlemcileri tercih edin. Bu sayede lisans maliyetiniz azalacaktır. Fiziksel olarak işlemcinin GHz olarak daha yüksek olması size avantaj sağlamayacaktır. Sanal makineye vereceğiniz vCPU adedini yüksek tutarak da aynı işlem gücüne ulaşabilirsiniz.  2 GHz hızındaki 16 çekirdekli işlemciden elde edceğiniz performans, 4GHz hızındaki 8 Çekirdekli işlemciden elde edeceğinizden daha fazla olabilir

 

#3: VM Bellek Ayarı

Her makinenizin ihtiyacını doğru ölçün. exchange gibi çok ram kullanan işler için sanal makinenizi ram miktarını doğru hesaplayarak başlayın. örneğin sıradan bir exchange server en az 16GB ram tüketir. daha azını vererek performansını düşürmeyin. Çok kullanıcılı bir exchange sunucusu için 64gb ram yeterli olabilir. Ram ayarlamasını yaparken de ilk maddede söylediğim memory overcommit durumuna düşmemeye özen gösterin. Ram yetmiyor, hemen cihazı kapatıp 16 GB daha ekleyelim deyip makineyi hızlandırmaya çalışırken, daha da yavaşlatırsınız. ram kullanımı için tüm makinelerinizde mutlaka zabbix gibi bir monitör kurulu olmalı. belli bir süre, örneğin 1 ay boyunca istatistik toplayıp ortalama işlemci, ram ve disk kullanımlarını ölçüp, gerekirse makinelerinizin özelliklerini kısmanız ya da arttırmanız iyi olacaktır.

#4: Paravirtual SCSI Driver

Paravirtual SCSI driver, disk performansını %25 lere kadar arttırabilir. Sanallaştırmaya uygun tasarlanmış işletim sistemleri (Windows server 2003 R2 ve üzeri , Redhat 5 ve üzeri), paravirtual SCSI driveri ile diskin gerçekte fiziksel bir disk olmadığını bilerek emülasyonunu buna göre yaparlar, böylece diske erişim hızı çift emülasyondan tek emülasyona ineceği için performans artışı olur.
#5: VM Snapshot Kullanımı

Snapshot özelliği, vmware sistemleri için çok güzel birer deneme tahtasıdır. Mesela bir driver güncellemesi ya da sistem updatei yapacağınız zaman, sistemde bir hata yaşanıp yaşanmayacağını test etmeniz gerekebilir. Bu durumda sistemin bir snapshotunu alıp güncelleştirmeyi yaparsınız; eğer bir sorun yaşanmazsa sistemi snapshota geri alıp normal şekilde tekrar güncellemenizi yaparsınız.

Eğer sistemde sorun oluşmuyorsa snapshotu hemen silmeniz gerekir. Snapshotun üstünden sistemi kulanmaya devam ederseniz sistem performansı her saniye kötüye gider. Snapshot alınan yerden itibaren oluşan her bilgi farkında sanal makinenin verilerin iki halini de sürekli olarak ayrı yerde tutmaya devam edecek ve her seferinde çift kontrol ile disk performansını yerlerde süründürecektir. Bunun sebebi, her dosya değişikliğini delta adı verilen bir ek dosyada tutar. Bu durum aynı zamanda ek diskalanı da tüketir. 100Gb olarak ayarladığınız makineniz gerçekte 150GB yerkaplamaya başlar

Eğer sanal makinenin disk erişiminde hız sorunu yaşıyorsanız ver istek arttıkça işlemci kullanımı da artıyorsa ilk olarak snapshotlarınızı silmeyi deneyin.

#6: Jumbo Frame

Varsayılan network MTU değerleri 1500 byte boyutundadır. Jumbo frame özelliğini açarak, network paketlerinin boyunu 9000 byte boyutuna çıkartabilirsiniz. Eğer bağlantınız 1Gbit değil de 100Mbit ise, jumbo frame size daha çok fayda sağlar.

Tabi bunu yaparken birbiriyle bağlantı kuran tüm makinelerinizde jumbo frame olmasına dikkat edin, yoksa çok büyük network performans sorunu yaşayabilirsiniz. Jumbo frame kullanmayan makine sürekli olarak paketlerde kayıplar yaşayacağı için, iletişimde sorunlar olacaktır.

 

 

#7: Thin / Thick Disk Provizyonu

Sanal makine oluştururken disk tipini thin seçerseniz, diskinizin kullanılmayan yerleri boşu boşuna yer kaplamaz. sadece gerçekte kapladığı yer kadar diskinizden harcar. Böylelikle 1 TB disk alanına gönül rahatlığıyla 100Gb lık 20 tane makine açabilirsiniz. nasılsa hepsi disklerin tamamını kullanmazlar 🙂 Hosting firmalarının genelde yaptığı şey budur. Az kaynakla çok sanal makine satmak. Tabi bu durum aslında performans için hiç iyi değildir.

Thick olarak açılmış diskler ise; açıldıkları kadar yer kaplarlar, ister içleri dolu olsun ister boş. kullanılacak olan boş yerleri de 000000 ile doldurarak diski kendine ayırır ve böylece ileride üstüne yazılacak olan verilerin dağınık olmamasını sağlar. Thin disklerde ise yer gerektikçe genişlediği için disk üstündeki veriler parça parça olurlar; ve defrag gibi bir birleştirme işlemi yapamayacağınız için, verilere erişim süresi daha yavaş olur.

#8: VMXnet

Network olarak intelin ethernet aygıtı yerine; Vmxnet tanımlarsanız, özellikle windows işletim sistemlerinde yoğun trafik altında daha stabil çalışır. İntel olarak tanımladığım ethernet kartı, server 2008 R2 lerde yoğun saldırı altında kalındığında yükü kaldıramayabiliyor. Serverin internet erişiminin kesildiğini gördüğünüz ethernet kartını devredışı bırakıp yenidenbaşlatırsanız kendine geliyor. VMXnetin yoğun yük altında devredışı kaldığını görmedim ama o da bir yerden sonra çalışırgibi görünüp hiç veri veremeyebilir. Tabi saldırı altında olduğunuzda sanal makinenizi koruyacak bir ek cihazınız yoksa, ne yaparsanız yapın sadece belli bir yere kadar dayanabilirsiniz.

Bu ipuçlarını dikkate alarak makine ayarı yaparsanız, sanal makinelerinizden daha iyi performans elde edersiniz. Herkese sorunsuz günler dilerim

Okunma Sayısı : 203

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Hangi Web Serveri Tercih Etmeliyim

Eğer bir web sitesi kuracaksanız mutlaka web sitenizi yayınlayacağınız sunucu ile ilgili bir araştırma yapmanız gerekir.

Securityspaces.com sitesinin son rakamlarına göre web server olarak hangi sistemler kullanılıyor ve kullanımları nasıl bir inceleyelim.

 

Web işine girmiş olan herkesin mutlaka ismini duyduğu iki tane web sunucusu var. Apache ve IIS
iisapacehe

Tabi bunların dşında türetilmiş birçok web sunucusu daha var. bunların başında nginx,  litespeed ve lighttpd var

lighttpd litespeed nginx

 

Dünyadaki web server ve site rakamları

Dünyadaki web server kullanımlarına baktığımızda  .com domain adreslerini sunan web sunucu tipleri ve site adetleri aşağıdaki gibi

Apache Microsoft IIS Nginx Lighttp Litespeed Diğer
43.343.527,00 16.544.944,00 11.276.802,00 557.406,00 663.734,00 4.255.037,00

Rakamlardan da görüldüğü üzere 43 milyonun üstünde bir rakmla Apache açık ara web sunuculuğunda lider görünüyor.

Apache tüm platformlarda çalışabildiği için büyük kolaylık. Yazılım dili konusunda ASP ya da .NET kullanmadığınız durumlarda Apacheyi gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.

Peki yazılım dili olarak ASP ya da .NET kullanıyorsak ne yapabiliriz.

Mecbur olarak bu dilleri çalıştırabilecek bir web sunucusuna yani IIS e ihtiyacınız var. Microsoft kendi işletim sistemi ve kendi dilinde sizi kendi web sunucusunu kullanmaya mecbur bırakıyor. Derleyiciyi açık kaynak olarak vermediği için, diğer web sunucularında bu dilleri çalıştırmak mümkün değil.

Rakamlara bakılırsa dünyada büyük çoğunluğun microsoftun serverini, yazılım dilini ve web sunucusunu tercih etmediğini söyleyebiliriz. Peki ne kullanıyorlar ? PHP, Ruby, Phyton … birçok çözüm var

Üstelik genele baktığımızda bir linux işletim sistemi ve apache web sunucusunun size toplam maliyeti 0 (sıfır) TL

 

Peki Türkiyedeki rakamlar nasıl

Apache Microsoft IIS Nginx Lighttp Litespeed Diğer
41.772,00 57.726,00 7.329,00 1.497,00 7.463,00 2.480,00

Türkiye’de com.tr uzantılı domainlerin kullandığı web sunucu ve site rakamları yukarıdaki gibi.

Türkiyede nedense IIS kullanımı daha fazla görünüyor. Ülke olarak microsoft ve ürünlerini çok seviyoruz.

Bundan şunu çıkartabiliriz; türkiyedeki sitelerin yazılım dillerinde ASP ve .NET kullanımı dünyadaki oranına göre daha yüksek.

Tabi bu rudumu sadece microsoftun yazılım dilleri ile bağdaştırmamak gerek. IIS 7 den itibaren kendi içinde PHP ve diğer dillerin derleyicilerini CGİ modunda çalıştırabiliyor.

Bu sebeple web server yöneticileri Apache yerine IIS tercih edebilirler. IIS kullanmanın ne kolaylığı olabilir? Apachede başından beri var olan htaccess kuralları, IIS te URL rewrite ile yavaş yavaş karşılık bulmaya başladı. IIIS gün geçtikçe Apacheye karşı olan eksiklerini kapatmaya çalışıyor. Her ne kadar performansı apacheye yaklaşamasa da yine de kullanım kolaylığı açısından başarılı.

IIS in bize sunmuş olduğu en güzel özellik GUI verebilmesi. apachenin komut satırından çalışan yapısının karşısında size bir ekranda siteleri ekleyip çıkartabilen, ayarlarını görsel oarak yaptığınız bir arayüz sunuyor.

Millet olarak herzaman siyah ekrandan uzak durmaya, kod yazarak ilerlemek yerine çift tıklamayı tercih etmişizdir. Kolaya kaçtığımızın göstergesi

 

Okunma Sayısı : 1009

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Kolayca FlatUI icon hazırlama – Tutorial

Merhaba Arkadaşlar

Günümüzde flat dizayn dediğimiz soft renk ve düz tasarımlar moda. Bunların içinde FlatUI dediğimiz tarz oldukça populer hale geldi. Özellike de FlatUI gölgeli ikonları her yerde görmek mümkün. Kullanıldığı yerde çok şık duran ama aslında yapılması çok kolay olan bu ikonları herkes paketler halinde satıyor.

flat-0

Bugünkü  yazımda sizlere bu ikonları nasıl ücretsiz olarak hazırlayabileceğinizi gösteriyorum. Photoshop ve kolayca bulabileceğiniz basit ikonlarla çok harika grafikler hazırlayabilirsiniz.

Photoshopu açıp 200px X 200 px boyutunda bir yeni dosya açın

bir de kullanacağınız ikonu açıp işe başlayalım

1. adım

flat-1Seçim aracını kullanarak (M) daire seçimini seçip yeni resminizin ortasına Shift tuşuna basılı tutarak tam yuvarlak bir daire çizin

2. adım

flat-2Arkaplandan bağımsız olabilmek için yeni bir layer açıp bu seçtiğini alanı güzel bir flat renk ile boyayın. ben #ff3300 ile boyadım.

3. adım

flat-3açmış olduğumuz ikonu kopyala yapıştır yapıp çalıştığımız resmin içine yapıştırdık. Ctrl+T ile boyutunu ayarlayıp istediğimiz gibi ortaladık.

4. adım

 

flat-4Layer penceresinde bulunan küçük kareye Ctrl tuşunu basılı tatularak tıklarsak aktif olan layerdeki transparan olmayan alanları seçili hale getirecektir. Bu işlem ile resmime kopyaladığım twitter ikonunu seçili hale getirmiş oldum.

5. adım

flat-5Seçili alanı Ctrl+J tuşuna basarak klonlama yapıyorum. böylece twitterin orjinaline zarar vermemiş oluyorum. Şimdi tekrar yeni oluşan layerin karesine Ctrl ile tılayarak seçili hale getiriyorum. Artık gölge yapma vakti geldi. Ctrl + Alt tuşlarını basılı tutarken sol ok ve ardından aşağı ok tuşuna sırayla birer defa basıyorum. Aynı işlemi uygulamaya devam ettikçe twitter logom aşağı çapraza doğru iz çıkartmaya başlayacak. Dış yuvarlağı geçtiğimi düşündüğüm yerde ok tuşlarıyla oynamayı bırakıyorum.

6. adım

flat-6Gölge koyu renkli olacağı için öncelikle yaptığım aşağı doğru tekrarlama işleminin rengini değiştirmem lazım. Eğer sizin de ikonunuz benimki gibi beyaz renkli ise Ctrl+i tuşuna basarak renklerini ters çevirebilirsiniz. İlk yaptığım yuvarlak layerini seçili hale getirip, Select menüsünden inverti seçiyorum. Böylece yuvarlağın tersi olan alanlar aktif hale gelecek.

7. adım

flat-7Seçili alanı ters çevirdikten sonra delete tuşu ile dışında kalan alanları silebilirsiniz. Dikkat edin silmek istediğiniz layeri seçmiş olmanız gerekiyor. Yanlış layeri seçmişseniz yanlış şeyleri silebilirsiniz.

8. adım

flat-8

Fazlalıklarını sildikten sonra layerin görünürlük yüzdesini ksımamız yeterli. Ben %10 görünürlük (opacity) vererek gölgenin daha tatlı bir hal almasını sağladım. Bir de ikonun kendisinin gölgesinden bağımsız durması için ek bir gölge vermemiz gerekiyor. Orjinal beyaz twitter ikonunun olduğu layeri seçip Layer Effects kısmından drop shadow veriyorum. 120° yi seçip %10 opacity ile gölge efektimi tamamlıyorum.

9. adım

flatimage

Artık en başta oluşan beyaz arkaplanı silip resmi transparan hale getirebiliriz. Resmi PNG formatında kaydedersek artık istediğimiz gibi heryerde kullanabiliriz. Gerçekten çok güzel oldu. Hem de çok hızlı ve kolay bir yöntemle.

10. adım

Yapmış olduğumuz ikonu kullanırken gururla kendim yaptım diyebiliriz.

Okunma Sayısı : 1069

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Pratik JQuery Dersleri 1

Biliyorsunuz günümüzün en populer web manipulasyon aracı jquery.

Her yerde web siteleri için çeşitli eklentiler slider , menu, grid vs. vs. görüyoruz.

Eğer iyi kullanırsanız web siteniz üstünde yapamayacağınız şey yok gibi. Zaten bu nedenle de google cdn hizmetine dahil edildi. Dünyanın en çok kullanılan js dosyası olan jquery.min.js dosyasına doğrudan google cdn hizmetinden erişebilirsiniz.

<script src=”//ajax.googleapis.com/ajax/libs/jquery/1.10.2/jquery.min.js”></script> ( hangi versiyonu kullanmak istiyorsanız adres satırındaki 1.10.2 yerine o versiyonu yazabilirsiniz örn. 1.4.0 ya da 2.0.3)

Sitenizde jquery kullanacaksanız dosyayı kendi sunucunuzda tutmaya gerek yok. Dünyanın en hızlı sunucuzu zaten jquery yi size servis etmeye dünden razı. Hatta yakın dönemde google chrome un içinde doğrudan gelebilir. Onu da res://jquery:1.10.2 gibi bir şekilde kullanırsak şaşırmayalım.

 

Gelelim şimdi jquery ile ilgili birkaç pratik bilgiye. Bu bilgiler genel olarak koduna müdahale edemediğiniz durumları dışarıdan yapmaya yarayacaklar. Örneğin bir wordpress siteniz var ve koda karışmadan sayfaya müdahale etmek istiyorsunuz.

Herhangi bir nesneye tıklandığında birşey yaptırmak istiyorsunuz. Mesela logoya tıklandığında sitenin bir önceki sayfaya geri gitmesini istiyorsunuz

$(“.logo”).bind({
click: function() {
javascript:back(-1)
}});

yazarsanız kod içinde class=”logo” geçen yere tıklama özelliği ekler. click fonksiyonunun ne yapacağını da kodun içinde javascript:back(-1) yazarak belirledik. siz tabiyki tıklandığında başka birşey yapmasını da sağlayabilirsiniz.

 

Diğer örneğimiz de formlardaki nesneleri zorunlu hale getirmek

diyelim ki elinizde bir iletişim formu var ve siz cep telefonu zorunlu olsun istiyorsunuz.

<script type=”text/javascript”>
$(document).ready(function() {
$(“#cep_telefonu”).attr(“required”,”required”);
});
</script>

yukarıdaki kod ne yapar. id=”cep_telefonu” yazan form nesnesini zorunlu hale getirir. eğer nesnenizde bir id değeri yoksa class tanımlıysa kodun içindeki “#cep_telefonu” yerini  “.cep_telefonu” şeklinde düzeltirsiniz

 

Okunma Sayısı : 744

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn

Toplu dosya isim değişikliği (Powershell)

Bilgisayarında çok fotoğrafı olanlar ya da çok fazla dosya ile çalışanların, hep dosya isimlendirme sıkıntısı olmuştur.

Diyelim ki arkadaşınız facebooktan bir albüm ile tüm eğlenceli anlarınızı yükledi

siz de resimlerin hepsini bilgisayarınıza kaydettiniz.

resimlerin olduğu klasör aşağıdaki gibi karmaşık bişey olur

rename-1

Windows penceremizde bu resimlerin ismini tek hamlede değiştirmek kolay

rename-2

hepsini seçip F2 tuşuna basıp bir tanesinin ismini değiştirmemiz yeterli

rename-3

otomatikman diğer resimler de aynı isimde (1) (2) şeklinde düzeltilir

Tabi yapmak istediğiniz iş sadece fotoğraf isimlerini aynı yapmak olmayabilir.

İsimleri düzenlemek yerine sadece değişiklik yapmak durumunda kalabilirsiniz.

mesela dosya isimlerinde istemediğiniz türkçe karakterler vardır ve bunları değiştirmeniz gerekiyordur.

ya da sadece uzantılarını değiştirmeniz gerekiyordur

düzenlenecek dosya sayısı arttıkça bu işlem daha da can sıkıcı olmaya başlayabilir

Neyse ki artık powershell ile işimiz daha rahat

windows 7 ile beraber gelmeye başlayan powershell; bildiğimiz komut satırının daha da gelişmiş bir hali.

powershelli çalıştırmak için komut satırına powershell yazmanız ya da doğrudan uygulamalar içinden powershelle ulaşmanız mümkün

powershellde gelen rename komutu ile sql de bildiğimiz replace komutunu uygulamak mümkün

eski dos kullanıcıları zaten cd ve dir komutlarına yabancılık çekmeyecektir.

rename-4

powershell ile fotoğrafların olduğu klasöre gledikten sonra

Dir | Rename-Item –NewName { $_.name –replace “.jpg “,”.png” }

komutunu uygulayarak fotoğrafların hepsini istediğimiz düzgün hale getirebiliyoruz

rename-5

İşte şimdi tam istediğimiz gibi oldu.

Artık dosyaların isimlerinin abuk subuk olması problem değil

Okunma Sayısı : 1034

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on TumblrShare on LinkedIn